|
➤ Kasa hesabında izlenen 8.000 TL'yi aşan nakit paranın şirket ortaklarına kullandırılması ve 131-Ortaklardan Alacaklar hesabının borç bakiyesi için faiz hesaplanmaması nedeniyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığı gerekçesi ile cezalı kurumlar vergisi tarh edilebilir. Dava, Kasa hesabında izlenen 8.000 TL'yi aşan nakit paranın şirket ortaklarına kullandırıldığı ve 131-Ortaklardan Alacaklar hesabının borç bakiyesi için faiz hesaplanmaması nedeniyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığı gerekçesi ile cezalı kurumlar vergisi tarh edilip edilemeyeceği hususundadır.
✔ Vergi hukukumuzun temel taşlarından biri olan "ekonomik yaklaşım ilkesi", vergilendirme işlemlerinin sadece şekli kayıtlara veya kâğıt üzerindeki verilere göre değil, işlemlerin gerçek ekonomik mahiyetine ve içeriğine göre yapılmasını zorunlu kılar. Bu ilke uyarınca, mükelleflerin beyan dışı bıraktıkları veya eksik gösterdikleri gelirlerin tespitinde; idarenin kapsamlı bir inceleme yapması, matraha esas teşkil edecek verileri hukuken geçerli ve somut delillerle ortaya koyması ve gerçeğe en yakın sonuca ulaşması beklenir.
✔ Söz konusu uyuşmazlıkta, davacı şirketin yasal defter kayıtları incelendiğinde, uyuşmazlık konusu olan vergilendirme döneminde şirket ile ortağı arasında karşılıklı para hareketleri olduğu görülmüştür. Şirketin muhasebe kayıtlarında "131-Ortaklardan Alacaklar" hesabı ile "331-Ortaklara Borçlar" hesabının hareketli olduğu, yani şirketin hem ortağına borç verdiği hem de aynı ortaktan borç aldığı tespit edilmiştir. Ancak vergi incelemesi sırasında vergi müfettişleri tarafından hazırlanan raporda, şirket tarafından ortağa verilen borç için adatlandırma işlemi yapılırken, şirketin aynı dönemde ortağından aldığı borç tutarları tamamen göz ardı edilmiştir.
İdare, davacının yasal defter kayıtlarının aksini ispatlayacak herhangi bir somut tespit veya delil sunmaksızın, sadece borç verme işlemini esas alarak bir tarhiyat gerçekleştirmiştir. Oysa ekonomik yaklaşım ilkesi, bir şirketin hem ortağına borç vermesi hem de ondan borç alması durumunda, bu hesapların birbirinden bağımsız değil, bir bütün olarak değerlendirilmesini gerektirir. Şirketin ortağından alacaklı olduğu tutarlar ile ortağına borçlu olduğu tutarların mahsup edilmesi; yani birbirlerinden düşülmesi suretiyle, şirketin gerçekte net olarak ne kadar alacaklı olduğunun saptanması gerekmektedir. İdarenin, şirketin ortağına olan borç yükümlülüğünü dikkate almadan, sadece alacaklı olduğu tutar üzerinden faiz (adat) hesaplayarak cezalı vergi tarhiyatı yapması, "eksik incelemeye" dayalı bir işlem olduğunu ortaya koymaktadır. Yargı organı tarafından yapılan değerlendirmede, idarenin ortağa verilen borç tutarı için faiz hesaplamaması ve şirketin ortağına olan borcunu hesaplama dışı bırakması hukuka aykırı bulunmuştur. Şirketin ortağı ile olan ilişkisinde borç ve alacakların netleştirilmeden, yani mahsup işlemi yapılmadan gerçekleştirilen tarhiyatın, gerçek ekonomik durumu yansıtmadığı ve eksik araştırmaya dayandığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, mahsup işlemi yapılmaksızın kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi tarhiyatlarının, alacaklı bulunulan tutarların netleştirilmemesinden kaynaklanan kısmı hukuka uygun görülmemiş ve bu durum idarenin yaptığı işlemin iptalini gerekli kılmıştır.
✔ Özetle; Davacının ortaklarına kullandırdığı nakit tutar tespit edilirken sadece davacı şirketin yetkilisinin "Günlük 8.000,00 TL üzerindeki tahsilat ve ödemelerin kasa yerine bankadan yapılması gerektiğini biliyorum. Ancak belgelendirilemeyen birtakım harcamalar nedeniyle kasa bu fazlalığı vermiş olabilir." şeklindeki ifadesine dayanılarak 8.000,00 TL üzerindeki tutarların ortaklara kullandırıldığı kabul edilmiştir. Davacının yaptığı işin nevi, bu iş sırasında yaptığı tahsilat ve ödemelerin şekli, iş hacmi ve emsal kurumların durumu gibi hususlar dikkate alınmadığından, sözü edilen vergi ve cezaların kasa hesabında izlenen yüksek tutarda nakit paranın 8.000 TL'yi aşan kısmının şirket ortaklarına kullandırılmasından kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi inceleme raporu eki tutanakta yer verilen "131-Ortaklardan Alacaklar" hesabının alt hesabı olan "131.01- ..." hesabı ile "331-Ortaklara Borçlar" hesabının alt hesabı olan "331.01- ..." hesabına yapılan kayıtlardan, davacı şirketin uyuşmazlık konusu yılda hem ortağına borç verdiği hem de aynı ortaktan borç aldığı anlaşılmaktadır. Vergi inceleme raporunda, davacı şirketin ortağına verdiği borç için adatlandırma işlemi yapılırken davacı şirketin ortaktan aldığı borç tutarları dikkate alınmamıştır. Net alacak tutarı dikkate alınmadan yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
İlgili Danıştay Kararı için TIKLAYINIZ.
|