Danıştay Kararı
ÖZET :
➤ Davalı idare tarafından, söz konusu borçtan her iki şirketin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, davacının ihale tarihinden önce borçtan haberdar olduğu da dikkate alındığında teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasının yerinde olduğu, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin emsal kararlarında da ihale tarihi itibarıyla vergi borcunun olduğunun tespit edilmesi durumunda isteklinin değerlendirme dışı bırakılacağının belirtildiği ileri sürülmektedir. Danıştay 13. Dairesi, Kamu İhale Kurumu'nun "ortakların vergi borcunun tamamından müteselsilen sorumlu olduğu ve bu yüzden ihaleden elenmesi gerektiği" yönündeki idari işlemini ve bu işleme dayanak yaptığı savunmayı hukuki açıdan inceliyor. Bir kurum, bir "Personel Servis Aracı Kiralama" ihalesi düzenlemiştir. İhaleye katılan davacı şirketin sunduğu teklif, ortağı olduğu eski bir iş ortaklığının vergi borcu bulunması gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılmıştır. Davalı idare, iş ortaklığının faaliyetinden doğan vergi borcunun tamamının, ortaklardan herhangi birinden müteselsil sorumluluk uyarınca talep edilebileceğini ve bu borç nedeniyle şirketin ihaleden elenmesinin hukuka uygun olduğunu iddia etmiştir. Davacı şirketin, dava konusu ihaleden önce dahil olduğu iş ortaklığının vergi borcu nedeniyle 4734 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca teklifinin değerlendirme dışı bırakılıp bırakılamayacağı uyuşmazlığın konusunu oluşturmaktadır.
✔ 4734 sayılı Kanun'un 14. maddesinde iş ortaklarının, ihale sonucunda üstlendikleri taahhüdün yerine getirilmesinde idareye karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiş olmakla birlikte, bu hüküm iş ortaklığının faaliyetlerinden doğan vergi borçlarının tamamından her bir ortağın da otomatik olarak sorumlu olduğu şeklinde yorumlanamaz.
✔ 4734 sayılı Kanun'un 10. maddesinde kesinleşmiş vergi borcu bulunan isteklilerin ihale dışı bırakılacağı belirtilmiş ve vergi borcu kapsamına girecek vergilerin tür ve tutarlarının belirlenmesi konusunda Kamu İhale Kurumuna yetki verilmiştir. Kurum tarafından Kamu İhale Genel Tebliği'nin 17.4.1. maddesinde hangi vergi ve tutarların vergi borcu olarak kabul edileceği düzenlenmiş; ancak iş ortaklığı veya adi ortaklığın vergi borcundan ortakların hangi kapsamda sorumlu olacakları, borcun tamamından mı yoksa hisseleri oranında mı sorumlu tutulacakları konusunda herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.
✔ Hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkeleri gereğince, kişilerin kendilerine yüklenen yükümlülüklerin kapsamını önceden açık ve öngörülebilir biçimde bilmeleri gerekir. Bu nedenle, vergi mevzuatında veya Kamu İhale Kurumunun yetkisi kapsamında yaptığı düzenlemelerde açıkça belirtilmeyen bir sorumluluğun, 4734 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki iş ortaklarının müşterek ve müteselsil sorumluluğuna ilişkin hükümden hareketle genişletilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, önceki iş ortaklığının vergi borcunun tamamının davacı şirketin kendi vergi borcu olarak kabul edilerek teklifinin değerlendirme dışı bırakılması hukuki belirlilik ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Danıştay 13. Dairesi, idarenin bu itirazını haksız bulmuş ve reddetmiştir. Gerekçe olarak; mevzuatta (4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu ve ilgili tebliğlerde) iş ortaklıklarının vergi borçları için ortakların borcun tümünden bu şekilde doğrudan sorumlu tutulacağına dair açık ve net bir hukuki düzenleme bulunmadığını belirtmiştir. Açık bir kanuni düzenleme olmadan, kıyas yoluyla veya genişletici yorumla bir şirketin adi ortaklık borcunun tamamından sorumlu tutularak ihaleden elenemeyeceğine hükmetmiştir. Nitekim Dairenin 14/01/2021 tarihli kararında da adi ortaklıkların vergi borçlarının ortaklar bakımından nasıl değerlendirileceğinin Tebliğ'de düzenlenmediği belirtilmiştir. Bu nedenle itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının ise sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
İlgili Danıştay Kararı için TIKLAYINIZ